#Koleksiyon
Selanik 1916 - İstanbul 1920: İki Kartpostalın Sessiz Tanıklığı
Selanik 1916 – İstanbul 1920: İki Kartpostalın Sessiz Tanıklığı

İyiyim.

Selanik – 22 Şubat 1916

Aşağıda paylaştığım ilk kartpostalın altında yazan 1916 tarihi önemli. Selanik o sırada I. Dünya Savaşı sırasında Müttefik kuvvetlerin — özellikle Fransız ve İngiliz birliklerinin — önemli bir askerî üssü.
Bir İngiliz asker kız kardeşine yazıyor:
“Ben iyiyim. Merak etmeyin.”
Karta “Sansürden geçti” damgası vuruluyor.
Kelimeler kontrol ediliyor.
Şehir bir cepheye dönüşmüş.
Liman asker dolu.
Sokaklar üniformalarla kalabalık.
Ama kartta tek bir cümle var:
“İyiyim.”

İstanbul – 5 Şubat 1920

İkinci kartpostalın tarihi ise 1920. İstanbul işgal altında.
Bir Fransız görevli, Hamidiye Camii’nin fotoğrafını taşıyan bir kartı İstanbul’dan Fransa’nın küçük bir kasabasına gönderiyor.
Mesajı:
“Sağlığım iyi. Sizi de iyi bulmasını umarım.”
Tarihin büyük gürültüsünün içinde küçücük, sakin bir cümle.
Kartın köşesinde Osmanlı tuğrası.
Arkasında Fransız askerî kaşesi.
Şehir işgal altında.
Yetkiler paylaşılmış.
Mühürler değişmiş.
Ama kartta yine aynı cümle:
“İyiyim.”

Bir İngiliz Selanik’ten yazıyor.
Bir Fransız İstanbul’dan.
İkisi de evlerine iyi olduklarını söylüyor.
Ama Selanik iyi mi?
İstanbul iyi mi?
Bir liman, yabancı ülke savaş gemileriyle doluyken iyi midir?
Top sesleri duyulmasa bile,
demirleyen gemiler bir sessizlik taşır.
O sessizlikte
şehrin nabzı değişir.
Evler yerindedir.
Minareler yerindedir.
Ama ufuk başkalaşmıştır.
Her iki fotoğrafta da cami ve minare var.
Ne savaş gemileri,
ne askerî karargâhlar.
Şehrin en kadim simgesi.
Belki bulundukları yerin kimliğini tek karede anlatmak için minare temasını seçtiler.
Belki evlerine, cepheyi değil şehrin siluetini göndermek istediler.
Ama ironik olan şu:
İşgal kuvvetlerinin askerleri ve görevlileri,
sanki farkında olmadan
geçici olanın önünde
kalıcı olanı seçiyorlar.

Ben uzun yıllardır Osmanlı topraklarından Avrupa’ya ve Amerika’ya gönderilmiş kartpostalları topluyorum.
Birçoğu masamda duruyor.
Sessiz.
Sabırlı.
Bu iki kartın biri 110, diğeri 106 yıllık.
Bir asrı aşmışlar.
Gönderenlerini de, alıcılarını da geride bırakmışlar.
Ama cümleleri hâlâ yerinde:
“İyiyim.”
Konuşma sıralarını bekler gibi.
Bu iki kart da onlardan sadece ikisi.
Fırsat buldukça onları konuşturacağım.
Çünkü her biri
bir yüzyılı aşan bir sessizliği saklıyor.
Ve bazen tarihin en ağır sorusu,
en hafif kelimenin içinde duruyor:
“İyiyim.”

Kartlardaki orijinal metinler:

Selanik, 22 Şubat 1916
“Dear Sis Jennie,
Thanks for letter dated Sept. 22nd which I was pleased to hear you are all very glad to say I am feeling fit & well. I acknowledge your last letter which was four days ago.
Yours ever, …”
İstanbul, 5 Şubat 1920
“Cher ami,
Merci de vos deux jolies cartes de Béziers. Je suis en bonne santé et j’espère que cette carte vous trouvera de même.
Cordiale poignée de main.”

Görsel Başlığı
Görsel Başlığı
Görsel Başlığı
Görsel Başlığı

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz:

WhatsApp
Facebook
LinkedIn
Twitter
Email